Aydın’dan da olmak üzere 22 ilden 60 gazetecinin katıldığı programın açılış konuşmasını yapan AYGAD Başkanı Ahmet Işıkdağ, “Amacımız kültür ve sanat alanında yapılan çalışmaları topluma doğru aktarmak” dedi.

Ülke genelinde kültür ve sanat çalışmalarının daha doğru bir şekilde aktarılması amacıyla AYGAD tarafından düzenlenen eğitim semineri 22 ilden 60 gazetecinin katılımı ile başladı. Kültür sanat alanında yapılan çalışmaları doğru yorumlayabilmek başta olmak üzere birçok başlıkta eğitimin verildiği programda gazetecilerin sorunları da ele alındı. Geçtiğimiz gün yaşanan 5,7 şiddetindeki depremde büyük panik yaşayan Bingöllülere geçmiş olsun dileklerini ileterek konuşmasına başlayan AYGAD Başkanı Ahmet Işıkdağ, normalleşme süreci sonrasında vakalarda ki artışa dikkat çekere kurallara uyum sağlanması gerektiğinin altını çizdi. 

“Amacımız, çalışmaları topluma doğru aktarabilmek” 

Kültür sanat gazeteciliğinin amaçlarından bahseden Işıkdağ; “Tarih boyunca çok farklı kültürlerle iletişim kurarak zenginleşen büyük bir medeniyetin mirasçısı olan milletimizin, bu olağanüstü kültürel birikimini doğru ve etkin bir biçimde kullanması konusunda biz basın mensuplarına da önemli görevler düşmektedir. Bu olağanüstü kültürel mirasımızın gelecek nesillere hakkıyla aktarılabilmesi adına, öncelikle üstesinden gelmemiz gereken bilgi, kavrama, analiz ve sentez basamaklarını doğru adımlarla çıkabilmemiz için pusulaya ihtiyacımız var. Bu pusulanın gösterdiği yönü doğru tayin edip yorumlamak da biz basın mensuplarının temel görevlerinden biridir. Bu kapsamda AYGAD Başkanlığı görevini üstlendiğim günden bu güne gerek şahsım gerek yönetim kurulu üyelerim ile basın mensuplarının nitelik ve eğitim alanında layık oldukları noktaya ulaşabilmeleri için önemli çalışmalara imza attık. Bu programımız da yine bu çalışmalarımızı taçlandıracak nitelikte kapsam ve değere sahiptir. Kültür Sanat Gazeteciliği Eğitim programımızın amacından da kısaca bahsetmek isterim. Eğitimimizin amacı; hükümetimizin ve yerel yönetimlerin kültür ve sanat alanında yapmış oldukları çalışmalarını toplumumuza doğru ve layıkıyla aktaracak olan basın mensuplarımızın bu alanda yeterli donanıma sahip, bilgi birikimi, gözlem ve yorumlayabilme kabiliyeti ile birlikte liyakati de elden bırakmadan çok yönlü kazanımlarla kendilerini geliştirebilecekleri fırsatı sağlamaktır” dedi.

İlan Payı Vurgusu

Zor günler yaşayan yerel basının sorunlarına da değinen Başkan Işıkdağ; “Yerel basınımızın hak ettiği değeri ve itibarı yeniden elde edebilecek pozisyona gelmesini sağlamayı hedefliyoruz. Siz değerli meslektaşlarımın da çok iyi bildiği gibi tarihimize bir dönüp bakacak olursak kurtuluş savaşımızın her safhasında yerel basın faaliyet göstermiş, deyim yerindeyse en kritik noktalarda kitleleri harekete geçirecek hayati önem taşıyan hamleleri yapmıştır. Cumhuriyetimizin kuruluş safhasında da Ulu Önderimiz Kemal Atatürk’ün de destek ve teşvikleriyle yerel basın çok güçlü destek görmüştür. Yerel basının tarihimizde olduğu gibi günümüzde de önemi bir hayli büyük. Zira faaliyet gösterdikleri bölgelerde toplumun kulağı ve sesi olmak gibi önemli bir meziyete sahipler. Ancak üzülerek belirtmekte fayda görüyorum günümüz dijital çağında sosyal iletişim araçlarının yaygınlaşmasıyla yaygın ve yerel basının önemi gün geçtikçe göz ardı edilmektedir. Yerel basının zaten mevcut konum olarak sıkıntılı olduğu son yıllarda bir diğer mesele de gerek büyük şehirlerimizde gerek Anadolu’nun çeşitli yerlerinde faaliyet gösteren basın kuruluşları ve basın mensuplarının Basın İlan Kurumunun tutarsızlıklarla dolu ilan alım paylarındaki şartları da bel büken bir diğer olumsuzluktur” şeklinde konuştu. 

“Belli kriterler olmalı”

Basın mensuplarının eğitim seviyelerindeki düşüşe de dikkat çeken AYGAD Başkanı Işıkdağ, “Basın kuruluşlarının dezavantajları arasında gösterebileceğimiz önemli bir noktadır. Eğitimli ve liyakatli bireylerin camiamıza yeniden kazandırılabilmesi için en kısa zamanda ciddi ve elzem adımlar atılması temennimizdir. Bu konuyu biraz daha somut ifadelerle izah edebilmek adına bir örnek vermek isterim. Bir bölgede bir esnaf bir işletme faaliyeti yapabilmek için devlet tarafından belirlenen şartları yerine getirir, bu şartların uygulanması da belli kontrol mekanizmaları tarafından denetlenir. Denetlemelere ve şartların sürdürülebilirliğinin sağlanmasına esnafın faaliyet alanına göre kayıtlı olduğu STK ve meslek odaları da katkı sağlar. Bu STK ve meslek odaları devlet tarafından yarı resmi kurumlar olarak desteklenmektedir.  Örneğimizi şuraya bağlamak isterim; en basit anlamda bir esnaf dahi iş yeri açmak için çeşitli kıstas ve şartları yerine getirmek durumundayken toplumun sesi ve kulağı olmak gibi kutsiyeti oldukça yüksek olan basın kuruluşlarının ve çalışanlarının da faaliyete başlarken belli kriterleri taşıması ve bu şartların denetimi ve sürekliliğinin sağlanması gerekmez mi? Bu denetim mekanizmalarının devletine bağlı, mesleğin itibar ve sürekliliğine kendini adamış, elini taşın altına koymaktan çekinmeyecek istekli ve donanımlı STK ve meslek kuruluşları görevlendirilerek sürdürülebilirlik ve nitelik artırılabilir” dedi.

“Başkan Cin: Her Yıl Çok Sayıda Kültür ve Sanat Programı Yapıyoruz

Eğitimin ev sahipliğini yapan Pendik Belediye Başkanı Ahmet Cin de, belediye olarak kültür ve sanata büyük önem verdiklerine dikkat çekerek “Her yıl çok sayıda kültür ve sanat programına ev sahipliği yapıyoruz. Yurdun dört bir yanından gelen gazetecilere ev sahipliği yaptığımız için çok mutluyuz” dedi.

Açılış programında emeği geçenlere plaket takdim edilirken program daha sonra eğitim çalışması ile devam etti. Anadolu Üniversitesi İletişim Bilimleri Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Erhan Eroğlu katılımcılara iletişimde farkındalık konusunda bir seminer verdi. Sultanbeyli’de yenilen öğlen yemeğinin ardından program, Aydos kalesi gezisiyle devam etti. 

4 gün boyunca dolu dolu geçecek olan programda, çeşitli atölye ve eğitim çalışmalarının yanı sıra katılımcılara İstanbul’un tarihi ve turistik mekanları da gezdirilecek.  

Haber: Uğur Eser