Aydın'ın ve Kuşadası'nın tanınmış isimlerinden Av. Mustafa Ayhan, Diyanet İşleri Başkanı Prof. Ali Erbaş'a sosyal medya üzerinden hem Türkçe, hemde İngilizce olarak eleştiri yağmuruna tuttu.
29 Ekim Cumhuriyet Bayramı nedeni ile Cuma hutbesinde 29 Ekim için vaaz verilmemesine tepki gösteren eski Aydın Vali Yardımcısı Av. Mustafa Ayhan sosyal medya üzerinden şu mesajı paylaştı, "Ali Bey merhaba,
Bu size ikinci kez yazışım. Bilmem farkında mısınız ama 29 Ekim 2018 Pazartesi günü TÜRK MİLLETİ için çok önemli bir gün. Bu haftaki “Cuma Vaaz ve Hutbesinde” bu anlamlı gün için birkaç cümle edeceğiniz ümidiyle Camimize gittim.
Vaazda beklentim boşa çıktı zira bu konuya hiç girilmedi. Belki Hutbede bu konuya girilir diye bekledim- düşündüm ki koskoca Diyanet Teşkilatı ve Profesör Başkanı ve Akademik Ünvana sahip Yardımcıları bu önemli olayı unutmuş olmazlardı. Ama tüm beklentim yine boşa çıktı.
Yüce TÜRK MİLLETİ’nin “padişahın kulluğundan bireyliğe” geçişinin adımı ve aynı zamanda yeni bir TÜRK Devletinin kuruluşunun 95.Yıldönümü nedeniyle başta ATATÜRK’ümüz ve dava ve silah arkadaşları ve şehit ve gazilerimiz anılmadan, onların ruhlarına bir Fatiha okunmadan bir Cuma geçti gitti.
Dünden bu yana düşünüyorum, bu hareketiniz ya da hareketsizliğiniz karşısında ne yapmam gerekir diye. “Bir kötülük gördüğünüz zaman elinizle, gücünüz yetmezse dilinizle, ona da gücünüz yetmezse kalben buğz ediniz.” Düsturu gereğince size üzüntülerimi belirtmemin acımı azaltacağını ve öbür Dünyadaki sorumluluğumu da ortadan kaldıracağına inanıyorum.
Lütfen siz de en azından yüce TÜRK MİLLET’inden özür dileyiniz ve o Makamı boşaltınız" selamlar. Diyerek mesajını sonlandırdı.
Ayrıca Av. Mustafa Ayhan'ın İngilizce olarak paylaştığı mesajı olduğu gibi yayınlıyoruz.
İşte o İngilizce açıklama
Professor Ali ERBAŞ
Head of Religious Affairs,
Ali Bey Hello,
This is the second time I've written you. I don’t know wherher You are aware of, but on October the 29th, 2018, Monday is a very important day for the TURKISH NATION. In this week's Friday Sermon, I went to our mosque in the hope that you would make a few sentences for this meaningful day.
My expectation for the sermon was wasted because it was never entered to the issue. Perhaps I waited in the “Hutbe” to enter this issue - I thought that the Presidency of Religious Affairs and its President of Professor and Academic Assistants could not have forgotten this important event - but all of my expectations were still in vain.
Due to the 95th anniversary of the foundation of the Great Turkish nation- to become a citizen from the servant of Sultan and the 95th anniversary of the foundation of a new Turkish State, the Friday passed away without mentioning ATATURK and his friends and fellow martyrs and veterans even reading a Fatiha to their souls.
I've been thinking since yesterday, what I should do in the face of your movement or immobility.
“When you see an evil, do not disobey. Condemn it with your hands or lips. If your power is not enough, by your heart.”
I believe that telling you my sorrows by virtue of the truth will reduce my pain and eliminate my responsibility in the other world.
At least please apologize to the big TURKISH NATION and evacuate the Presidency.
Haber: Cemil Ağırbaşer