Aydın Adliyesi önünde gerçekleştirilen basın açıklamasında konuşan Aydın Barosu Başkanı Gökhan Bozkurt; “15 Haziran 2020 günü bir dönem içerisinde ikinci kez adli yılı açtığımız bir tarihe tanıklık ediyoruz. Bizler, yaklaşık üç aydır hukukun, insan onurunun, sosyal devletin ve yaşam hakkının kıymetini iliklerimize kadar hissettik. Bir olmanın ve birlikte olmanın değerini bir sefer daha anladık. 

Yaşamak için evlerde kaldığımız bu süreçte, bugüne kadar yürütülen politikalarla ekonomik kaosa sürüklenen meslek grubumuzun, pandemi süreci ile iyice artan sorunlarına çözüm beklerken, baroları bölme, parçalama ve sindirme projesi, uzun yıllardır düzenli aralıklarla olduğu gibi yine raftan çıkarılmış ve bir tehdit olarak tekrar sunulmuştur. Tehdit konusu olan her şey özünde bir cezalandırmadır ve baroların seçim sistemlerinin değiştirilmesi adı altında işlevsizleştirilmesi öncelikle avukatların yalnızlaştırılması, devamında ise ülke üzerinde yaşayan her bireyin açıkça cezalandırılmasıdır” dedi.

“Umudu savunmaya devam edeceğiz”

Baroların her zaman hak arama özgürlüğünün yılmaz savunucuları olduğuna dikkat çeken Bozkurt; “Barolar, haksızlık kimden gelirse gelsin ve kime yönelirse yönelsin hiçbir ayrım gözetmeksizin haksızlığın karşısında vatandaşın yanında yer alan ve evrensel hukuk ilkelerini kendine varlık sebebi yapmış tarihi kurumlardır. Bu sebeple baroların parçalanması, susturulması sadece avukatların değil çocukların, kadınların, ağaçların, adalete erişimde dezavantajlı tüm grupların ve istisnası olmadan herkesin susturulmasıdır. Baroların parçalanması, hukuk devletinin yok edilmesi ve ülkemizde insan onurunun güvencesi olan tüm kalelerin yıkılmasıdır. Barolar olarak her zaman ve her koşulda halkımıza ses olmak için mücadeleyi sürdürecek, hukuktan başka kimsesi olmayan herkes adına hiç yılmadan umudu savunmaya devam edeceğiz” şeklinde konuştu. 

“Savunma Yürüyüşü’nü başlatacağız”

Barolar olarak, sistem değişikli sürecinde ortak bir tavrı sürdürme kararlı olduklarının altını çizen Bozkurt; “Parçalamayı, susturmayı, ele geçirmeyi ve etkisiz hale getirmeyi hedefleyen bu projeden vazgeçilmesine ilişkin taleplerimizi, tüm muhataplar nezdinde ısrarla yineledik ve yinelemeye ısrarla devam edeceğiz. Geldiğimiz nokta itibariyle, tüm bu iyi niyetli görüşmelerin sonuçsuz kaldığının ve suskunluğumuzun sözümüz olmadığı şeklinde algılandığının farkındayız. Bu sebeple baroların ve avukatların en üst seviyede örgütlü gücü olması gereken çatı örgütümüz Türkiye Barolar Birliği’ni bu ortak iradeye sahip çıkmaya, 2018 Şubat sürecinde olduğu gibi, tam bir kararlılık, söz, inanç, samimiyet ve eylem birliği içerisinde, kanuni ve fiili görevlerini tam ve eksiksiz olarak yerine getirmeye davet ediyoruz. Bu süreçte tarihi sorumluluğunu yerine getirmek üzere, delegeleri olağanüstü toplantıya davet etmesi için TBB Yönetim Kuruluna çağrıda bulunuyor ve 19 Haziran 2020 tarihinde Baro Başkanları olarak illerimizden Ankara istikametine doğru Savunma Yürüyüşü’ne başlıyoruz. Olağanüstü toplantı talebinde bulunan Baro başkanları olarak, Ankara'ya ulaştığımızda, bu talebimizi Türkiye Barolar Birliği'ne fiziki olarak elden teslim edeceğimizi, şimdilik burada açıklamadığımız etkili birçok eylemi orada hayata geçirerek, bu eylemler için tüm avukatlara destek çağrısı yapacağımızı, eylem planı çerçevesinde mücadelemizi devam ettirmek yönündeki kararlılığımızı vurgulayarak kamuoyuyla ve meslektaşlarımızla paylaşıyoruz” dedi.

Haber: Uğur Eser