Sağlık caddesi meydanında toplanan CHP İlçe Kadın Kolları Başkanlığı kadına yönelik şiddeti kınadı. “Kadına Şiddeti” kınamak için düzenlenen basın toplantısına Kuşadası Belediye Başkan yardımcıları Seyfi Süvari ve Oğuzhan Turhan, CHP İlçe Başkanı Mehmet Gürbilek ve yönetim kurulu, İlçe Kadın Kolları Başkanı Ayşegül Dağlı ve yönetim kurulu ve CHP Kuşadası Gençlik Kolları Başkanı Simge Mıkıroğlu, parti üyeleri ve partililer katıldı. Kadınlar adına konuşan CHP Kuşadası İlçe Başkanı Ayşegül Dağlı, değerli basın mensupları. Bizim yanımızda olmanız bize güç verdi. İnşallah kadına şiddete hayır konuşmasının son olduğu bir gün olsun. Tüm kadınlar adına şahsım adına Cumhuriyet Halk Partisi adına diliyorum böyle eylemler böyle basın açıklamaları yapmayalım.
Başkan Dağlı basın açıklamasına “Kadına Şiddete Hayır” diyerek başladı ve şu sözlere yer verdi; Dünya çapında yaygınlaşan ve tüm toplumları derinden etkileyen bir konu haline gelen kadına şiddet, özellikle son yıllarda hatta pandemi (COVİD-19)döneminde artarak hız kazanan Ülkemizde gündem olmaya ne yazık ki devam etmektedir. Her gün en az 1 kadının öldürüldüğü ve birçok kadının şiddete maruz kaldığı bir gerçektir. Yaşadığımız güzel İlçemiz Kuşadası’nda işine giderken yolda saldırıya uğramış Banka müdürümüz şiddetin en canlı örneğidir. Buradan tekrar geçmiş olsun dileklerimizi iletiyor. Failin en üst cezayla cezalandırılmasını talep ediyoruz. Özge Can Aslan’lar, Emine Karabulut’lar unutulmadı. Burada ismini sayamadığım yüzlerce kadın… Ya sokak ortasında, ya çocukları gözü önünde öldürüldü. Ya da faili meçhul cinayete kurban gitti. Toplum olarak öyle bir hale geldik ki gözümüzün önünde şiddete maruz kalan kadını kurtarmak yerine cep telefonu ile şiddeti görüntüleyecek kadar duymaz ve aymaz olduk. Kadınsın ya hak ediyorsun… Kim bilir ne yapmıştır? Düşüncelerinin bulunduğu bir toplumda kadına şiddetin sonu gelmeyecektir. Şiddet fiziki güç kullanıma dayalı kaba kuvvet gibi gözükse de şiddeti sadece fiziki boyuta indirgemek mümkün değildir. Bu bağlamda kadına yönelik şiddeti birkaç kategoride ele almak meselenin boyutlarını anlamada yardımcı olacaktır.
Psikolojik şiddet, cinsel şiddet, özel şiddet, sosyal şiddet. Şiddetin sebeplerine de bakacak olursak; Erkek tarafından uygulanan şiddetin toplumda mazur görülmesi, şiddet uygulayarak kadına güç gösterme ve otorite kurma, eğitimsizlik, alkol, madde ve kumar bağımlılığı, ekonomik problemler ve işsizlik, ailevi problemler ve geçimsizlik, iletişim eksiklikleri, biyolojik sorunlar, öfke kontrolünün yetersiz olması, daha birçok bireysel nedenler… Erkek egemenliği gibi… Şiddete uğrayan kadınların can güvenliğinin sağlanması ve korunmasına yönelik tedbirlerin devlet tarafından en acil şekilde alınması gerekmektedir. Bu süreçte özellikle devlet kurumlarına, yerel yönetimlere ciddi boyutta görev düşmektedir. Sadece mağdurların korunmasını hedefleyen politikalar şiddet ile mücadelede yeterli değildir. Şiddet ile mücadelede şiddetten korunmaya ihtiyaç duyan mağdurların omuzlarına yüklenmiştir. Mağdurların korunması, mağdurların korunması uygulanmasına, şiddet failinin cezalandırılması, rehabilitesi ve şiddet tehlikesinin tamamen ortadan kaldırılmasına yönelik uygulamalarla desteklenmesi lazımdır. Şiddet vakalarının derinlemesine incelenerek kadına yönelik şiddete ilişkin özel ihtisas mahkemeleri tüm adliyelerde oluşturulmalıdır. Bu şiddet mahkemelerinde deneyimli hâkim ve savcı oluşturulmalı, sosyal araştırmacı, psikolog, pedagog ve uzman kadrolar tam teşekküllü olarak bulundurulmalıdır. Ayrıca ceza mevzuatında da kadına yönelik şiddet ile ilgili özel bir yasal düzenleme yapılmalıdır. Mahkemeler tarafından verilen tedbir kararları şiddet mağdurlarının ihtiyaçlarını karşılamaktan uzaktır. Biz kadınları uygulanmayan yasalar öldürmektedir. 2019 yılında 474 kadın erkekler tarafından öldürüldü. Şiddet dört bir yandan sarmış ruhunuzu… En küçük tartışmalar da bile yumruk sıkan, eli sert bir cisme giden bir toplum haline geldik. Kadınlara yönelik şiddet ve ev içi şiddetin önlenmesi ve bunlarla mücadeleye ilişkin Avrupa konseyi Sözleşmesi olan İstanbul Sözleşmesi 2011 yılında imzaya açıldı ancak toplum yapısına tehdit oluşturduğu gerekçesi ile muhalif kesimin eleştirilerinin hedefinde…
Sözleşme dört ilkeye dayanır
Kadına şiddetin önlenmesi
Şiddet mağdurlarının korunması
Suçluların cezalandırılması
Kadına karşı şiddet ve mücadelenin bütüncül politikalarla desteklenmesi
İstanbul sözleşmesinin acilen taviz verilmeden ve 6284 sayılı aile içi şiddetin önlenmesine dair kanunun sözde değil özüne uygun olarak uygulanmasını istiyoruz.
Kadına her türlü şiddetin veya ayrımcılığın yok edildiği özgür bir ülkede yaşamak dileklerimle.
Kadına şiddete hayır diyoruz. “CHP varsa herkes için var”
Haber: Çağrı Çantal