CHP Aydın Milletvekili ve Adalet Komisyonu üyesi Süleyman Bülbül, 12 Eylül darbesinin 41’inci yıl dönümü dolayısıyla yazılı basın açıklaması yaptı. Yapmış olduğu basın açıklamasına AK Parti Aydın Milletvekili TBMM KİT Komisyonu Başkanı Mustafa Savaş'tan cevap gecikmedi. CHP'li Bülbül; "AKP 19 yıllık iktidarında tıpkı darbe günlerinde yaşadıklarımız gibi ülkemizi yıllar içerisinde karanlığa mahkum etti" sözlerine karşılık Ak Partili Savaş ise şu yanıtı verdi; " Bu tutumu ve bu açıklmayı şiddetle kınıyorum" dedi. 

Cumhuriyet Halk Partisi Aydın Milletvekili Süleyman Bülbülün açıklaması şöyle;  “12 Eylül sabahında ve sonrasında yaşadığımız süreçler tarihimizde kara bir leke olarak yazılı duruyor. Çağdaş, demokratik ve şeffaf yönetimlerin aksine 12 Eylül darbesiyle otokrasiyi getirmeye çalışanlar ülkemizi onlarca yıl geriye götürdü. Ne yazık ki bugün de tek adam rejiminin uygulamalarıyla yaşadıklarımız 12 Eylül’ün adeta devamı niteliğinde.”

 Tek adam rejimi: hukuk dışı yönetim

“AKP 19 yıllık iktidarında tıpkı darbe günlerinde yaşadıklarımız gibi ülkemizi yıllar içerisinde karanlığa mahkum etti. Bugün geldiğimiz noktada darbeciler tarafından insanlık ve hukuk dışı, baskıcı, antidemokratik uygulamalar, iktidar eliyle bizzat uygulanmaya devam ediyor. Hem yürütme hem yasama hem de yargı tek bir kişinin yönetimine bırakıldı. Ülkede idareyi denetleyecek araçlar birer birer köreltildi, yok edildi. Artık ülke tek bir adamın ağzından çıkan kararlarla; demokrasi ve hukuk olmaksızın, kamusal karar alma süreçlerinden uzak yönetilmekte.”

Verilerle tek adam dönemi

“Başkanlık sistemine geçilen 2018 yılında cumhurbaşkanına hakaret iddiasıyla 6 bin 326 dava açılırken bu sayı 2019 sonunda 13 bin 990'a çıkmıştı. 2020 yılındaysa cumhurbaşkanına hakaret suçlamasıyla 9 bin 773 kişi yargı önüne çıktı. 15 Temmuz darbe girişimi bahane edilerek hak ve özgürlüklerin yok edildiği bir sivil darbeyle OHAL ilan edildi. Barış isteyen akademisyenler hiçbir soruşturma, araştırma yapılmaksızın, alelacele hazırlanan listelerle kamu görevinden çıkartıldı. Toplam 516 imzacı akademisyen işini kaybetti. Yayımlanan bildiriyi imzalayan 2 bin 212 kişiden 812 kişiye dava açıldı, akademisyenler 15 ila 36 ay arasında değişen farklı hapis cezalarına çarptırıldı. Olağanüstü hal kapsamında yayımlanan KHK’lar ile 125 bin 678 kişiye kamu görevinden çıkarma işlemi yapıldı. 22 Aralık 2017 tarihinden itibaren karar verme sürecine başlamış olan OHAL Komisyonu hala çalışıyor ve verilen toplam 115 bin 130 karar sayısının 101 bin 058 tanesi ret kararı. AYM’ye yapılan başvurularda ihlal kararlarının hak ve özgürlüklere göre dağılımında ilk sırada. 9 bin 39 karar ve yüzde 63,3’lük oran ile 'adil yargılanma hakkı ihlalinin' var. Binlerce kişi AKP’nin yönetiminde adil yargılanma hakkını kullanamıyor, kısacası temel haklarına erişemiyor. OHAL ise muhalefet adeta hiçe sayılara kanunlaştırıldı”

12 eylül zihniyetiyle mücadele edeceğiz

“Bu antidemokratik yönetim ve yarattığı ihlaller silsilesinin sona ermesi için mücadele etmeye devam edeceğiz. 12 Eylül faşizmine karşı nasıl direnmişsek, bugün anayasal hak ve özgürlüklerimizi kullanmayı engelleyen AKP iktidarına karşı direnmeye devam edeceğiz. Demokrasi ve hukuk devleti ile özgürlüklerin yaşanacağı Türkiye’yi birlikte yaratacağız.

12 Eylül ve onun devamı olan tüm zihniyetin geride kaldığı, ülkemizde adaletin var olduğu ve özgürlüklerin temel alındığı günlerin bir an önce gelmesi dileğiyle Türkiye’nin çağdaşlık ve demokrasi hedefinde ülkemizi geriye götüren 12 Eylül’ü ve diğer tüm darbeleri nefretle kınıyorum." dedi.

AK Parti Aydın Milletvekili TBMM KİT Komisyonu Başkanı Mustafa Savaş ise yapmış olduğu yazılı basın açıklamasında "bu tutumu kınıyorum" diyerek sert açıklmada bulundu.

AK Parti Aydın Milletvekili TBMM KİT Komisyonu Başkanı Mustafa Savaş, CHP Aydın Milletvekili Süleyman Bülbülün açıklamasına karşı şu ifadelere yer verdi; “CHP Aydın Milletvekili ve Adalet Komisyonu üyesi Sayın Süleyman Bülbül, 12 Eylül Askeri Darbesine yönelik açıklamalar yaparken Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemini de hukuk dışı bir uygulama olarak ilan etmiş ve millet iradesiyle hayata geçirilen bir yönetim anlayışını darbeler döneminin devamı olarak niteleme talihsizliğini sergilemiştir. 16 Nisan 2017'de gerçekleşen referandumla Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi oylanmış ve nihai karar aziz milletimizin iradesine bırakılmıştır.  Tamamen millet iradesinin oyladığı bir referandum süreciyle yasalaşan bir yönetim anlayışını darbe olarak nitelemek, ismini  Cumhuriyet ve Halktan alan bir siyasi partinin Adalet Komisyonu üyesince darbe olarak nitelenmesi daha vahim bir sosyolojik olaydır.  Cumhuriyet Halk Partisi Aydın Milletvekili ve Adalet Komisyonu üyesi Sayın Süleyman Bülbül'ün ortaya koyduğu bu söylem ne demokrasi ve cumhuriyet yönetim anlayışıyla, ne halkla ne de adalet gerçeğiyle bağdaşmayan bir tutumdur. Bu tutumu açıkça kınıyorum.
Çünkü asıl darbe zihniyeti, aziz milletimizin iradesini yok sayanların tutumudur”dedi.

Haber: Cemil Ağırbaşer