Ekosistemi Koruma ve Doğa Sevenler Derneği’nin (EKODOSD), bu haftaki rotası Antik Karya Medeniyeti’nin başkenti sayılan Milas oldu.

Aydın’da ki kültür miraslarının korunmasına adına yaptığı çalışmalarla ön plana çıkan Ekosistemi Koruma ve Doğa Sevenler Derneği, her hafta üyeleri ve doğaseverler ile düzenlediği kültür gezilerine devam ediyor. Doğaseverlerin bu haftaki ilk rotası ise Muğla Milas’a 2 kilometre uzaklıkta bulunan ve düz bir platoda kayalıkların üzerine kurulmuş Beçin Kalesi oldu. Beçin Kalesi’nin UNESCO Dünya Miras Geçici Listesi’nde yer aldığına dikkat çeken EKODOSD Başkanı Bahattin Sürücü; “Ekibimizi ile birlikte bu tarihi kaleyi gezdik ve rehberimiz Yeşim Cinbaş tarafından kale ve çevresiyle ilgili bilgi aldık. İç ve dış kaleyi, yoğun yapıların bulunduğu Kepez ve Seğmen mevkilerindeki yapılarda incelemelerde bulunduk” dedi.


“İnsan kemiklerine rastladık”


Beçin Kalesi’nden sonra rotalarını Denizcik Gölü’ne çeviren doğaseverler, daha sonra Gökçeler Köyünde bulunan ve kanyonun içinde bir doğa harikası olan İncirliin Mağarasını gezdi. Bu bölgelerde Akdeniz Bitki Örtüsü ’nün en güzel örneklerinin görüldüğünü ifade eden Sürücü; “Işıklandırılarak gezilebilir hale getirilen 345 metre uzunluğundaki İncirliin Mağarasındaki, fosilleri, sarkıt, dikit ve sütunları izledik. Mağaranın muhtelif yerlerinde yapılan kazılarda prehistorik ve antik arasına tarihlenen seramiklerin ve insan kemiklerinin bulunduğunu öğrendik” dedi.

Antik Dönemde Karia Medeniyetinin başkenti Milas’ın eski surlarından kalan tek kalıntı olan Baltalı Kapıyı’da ziyaret ettiklerini sözlerine ekleyen Sürücü; “Bir mahallede evler arasında kalan ve içinden yolgeçen kapının altında hikayesini dinledik. Kapının güney yüzündeki kilit taşı üzerinde antik çağlarda ‘Labrys’ olarak adlandırılan çift yüzlü balta kabartmadan dolayı yerel insanlar tarafından Baltalı Kapı olarak adlandırıldığını, antik dönemde Zeus Labrandos Festivali’nin geçtiği güzergah üzerinde bulunduğunu ve kentin kuzey kapısı olduğunu, Hıristiyanlık devrinin başlarında şehrin doğusundaki dağlardan su getiren kemerlerin kapıya bağlandığını öğrendik. Milas içinde bulunan Macar Evlerini gezerek, geleneksel yemeklerinin ve tatlılarının tadına baktık” dedi.

Haber: Uğur Eser