Aydın’ın Germencik ilçesinde yapılması planlanan EFE-8 Jeotermal Enerji Santrali (JES) ile ilgili açıklama yapan İYİ Parti Aydın Milletvekili Aydın Adnan Sezgin, santrale karşı mücadele eden Aydınlıların mücadelelerinin Çevre ve Şehircilik Bakanlığı başta olmak üzere bazı kesimlerce yok sayıldığını ifade etti. Germencik’te göz göre göre bir çevre ve doğa katliamı yaşandığını vurgulayan Sezgin, yaptığı açıklamada “Dünyada JES tesislerinin en yoğun bulunduğu Germencik’te, yeni JES’lerin yapılması için şirketler, Bakanlık ve Danıştay adeta savaş veriyor. Yerel mahkeme tarafından 2 defa alınan 'ÇED Olumlu raporunun iptali' kararı ve JES’lerin zararlarını açık bir şekilde ortaya koyan bilirkişi raporlarına rağmen, Bakanlık şüpheli bir ısrarla, santralin kurulması için her türlü yolu deniyor” ifadelerine yer verdi.

“Bakanlık, Aydın’ı boğuyor”

Bilirkişi raporlarının yok sayıldığına dikkat çeken Sezgin; “Çevre ve Şehircilik Bakanlığı, henüz temyiz süreci devam ederken yeni bir ÇED süreci başlatmış ve Danıştay’ın yerel mahkeme kararını iptal etmesinin hemen ardından yeniden ÇED olumlu kararı almıştır. Bakanlık, JES yatırımcısı şirketlerle kol kola, iktidarın baskısıyla alındığı intibası yaratan Danıştay kararının da desteğiyle, Germencik’i ve Aydın’ı JES’lerle boğmaktadır. Bilirkişi raporları ısrarla yok sayılmakta, mahkeme kararları ardı ardına iptal edilmektedir. 15 Haziran 2017 tarihinde alınan 'ÇED Olumlu' kararının ardından, yerel mahkeme tarafından ve bilirkişi raporlarına dayanılarak kararın 2 defa iptal edilmesine rağmen, Danıştay tarafından bu kararlar bozulmuş ve ardından Bakanlık tarafından geçtiğimiz günlerde yeniden 'ÇED Olumlu' kararı alınmıştır” dedi.

“Herhangi bir eylem planı mevcut değil”

Aydın’ın adeta Hiroşima’ya dönüştürülmeye çalışıldığını ifade eden Milletvekili Sezgin; “Bilirkişi raporlarında ve mahkeme kararlarında vurgulanan etkilere ek olarak uzmanlar, jeotermal enerji üretimi nedeniyle, depremlerin tetiklenmesinin mümkün olduğunu vurgulamaktadır. Son 50 yılda Aydın’da yaşanan depremlerin sayısındaki artışı inceleyen uzmanlar, 1970’lerde kurulmaya başlanan ve sayısı giderek artan JES’lerin, depremleri tetiklediğini öne sürmektedir. Aydın’da sayısal olarak en fazla depremin, JES santrallerinin en yoğun olarak bulunduğu Germencik ilçesi ve etrafında meydana gelmesi tesadüf değildir. JES’lerin denetimsizliği bütün bu tehditlere ek olarak, yangın felaketi gibi riskleri de ihtimal dahiline getirmektedir. Ülkemizde ve başka bazı ülkelerde kritik enerji ve sanayi tesisi yangınları yaşanmıştır. JES tesislerinde yangın felaketi yaşanırsa nasıl bir müdahale yapılacağıyla ilgili herhangi bir eylem planı mevcut değildir. Bütün bu risk ve tehditler göz önünde bulundurulduğunda, Aydın’daki JES’lerin çevre, doğa ve canlı sağlığı açısından zararları, bir felakete yol açabilecek büyüklüktedir. Aydın göz göre göre boğulmaya, zehirlenmeye ve adeta Hiroşima’ya dönüştürülmeye çalışılmaktadır. Bu insanlık felaketine dur demek sadece Aydınlıların değil, tüm vatandaşlarımızın sorumluluğu olmalıdır. Objektif bir rapor hazırlanmadığı ve bunun sonuçlarına uygun önlemler alınmadığı takdirde, Aydın’ın binlerce yıllık tarihine ve doğal varlıklarına karşı büyük bir sorumsuzluğun ötesinde, ilimizin ve insanlarımızın bugünü ve geleceği daha da ağır bir tehdit altına girecektir” dedi.

Haber. Uğur Eser