EKODOSD derneğinin her yıl gerçekleştirdiği leyleklere karşı farkındalık yaratmak ve duyarlılığa teşvik etmek için, köylerde ilk leyleği görüp haber veren kişilere “1 Çuval Un Kampanyası”nda, un bu yıl Gölbent köyüne gitti.
Gölbent Köyünde yaşayan Emine Yelmer, 14 Şubat gecesi duyduğu sesler için dışarı çıktığında, evinin yanındaki yuvaya leyleği gördüğünü ve sevinç içinde haber verdiğini belirterek; “Leylekleri çok severim. Her yıl bademlerin çiçek açma mevsiminde gelirler, bu yıl biraz daha erken geldiler. Leylekler, yavruları yumurtadan çıkıp, uçuşlarına kadar olan süreyi takip ediyorlar. Onların gagalarını takırdatmaları bana büyük mutluluk veriyor, göç zamanı geldiğinde sanki ailemizden biri gidiyormuş gibi hüzünleniyoruz” dedi.
UN ÇUVALI TESLİM EDİLDİ
Leyleği ilk gören kişi olarak Ekosistemi Koruma ve Doğa Sevenler Derneği’ne haber veren, Emine Yelmer’e un çuvalı teslim edildi. Hediye tesliminden sonra kısa bir konuşma yapan EKODOSD Başkanı Bahattin Sürücü; “Gölbent köyünün etrafında leylekler için de çok cazip alan olan, Azmak adı verilen eski menderes yatakları bulunmaktadır. Amacımız sulak alan ekosistemi içinde önemli yere sahip leyleklerin nesillerini devam ettirmesini ve sulak alanların korunmasını dikkat çekmek ve farkındalık yaratmaktadır. 2004 yılından bu yana leylekleri izleme ve koruma çalışmaları yapmaktayız” dedi.

“HER ZAMAN TAKİP EDİYORUZ”
2010 yılından bu yana da Ege Üniversitesi işbirliğiyle Aşağı Büyük Menderes Havzası köylerinde leylek yavrularına halkalama çalışmaları yaptıklarını belirten Sürücü açıklamasında; “Yapılan halkalama çalışmaları sayesinde leyleklerin Afrika’dan dönüp-dönmedikleri, aynı alana mı yoksa farklı alanlara mı gittikleri, kaç yıl yaşadıkları, beslenme alanlarındaki değişimler belirlenebilmektedir.
Halkalama çalışmaları leylek köylerinde bu yılda sürdürülecektir. Her geçen yıl köylerde yaşayan vatandaşların leyleklere olan ilgisi ve bilinçlenmesi artmaktadır. Gölbent köyünde olduğu gibi, diğer köylerde de çocukların çok ilgisini çeken bu çalışmalar, leylek sevgisini de aşılamaktadır.
Ancak bu günlerde Söke ovasına, güneyden gelen kurbağa avcıları, leyleklerin beslenme grubunda önemli yeri bulunan kurbağaları toplamaktadır. Yaklaşık 10 bin km. uzaklığında Afrika’da ki yaşam alanlarından üremek için Anadolu’ya gelen leylekler, yorgun, bitkin ve zayıflamış bir halde gelmektedir. Çabuk toparlanmaları, eş bularak çiftleşmeleri ve yuvalarını tamir etmeleri için iyi beslenmeleri gerekmektedir. Bu süre içinde en kolay avlayabildiği besin grubu kurbağalardır. Leyleklerle birlikte her yıl Aşağı Büyük Menderes Havzası’na akın eden kurbağa toplayıcıları, leyleklerin temel besinlerinden biri olan kurbağaları toplamaktadır. Yağışların yoğun olduğu bu yıl erken gelen kurbağa toplayıcıları, Su Ürünleri Avcılığını Düzenleyen Tebliğ’in Kurbağa, Salyangoz ve Sülük avcılığı başlıklı 3. Maddesinde 30 Nisan’a kadar, kurbağa istihsalinin yapılması yasak olmasına rağmen, sulak alanlardan kurbağaları toplamaktadır” ifadelerine yer verdi.
“KAÇAK KURBAĞA AVCILARINA İZİN VERİLMEMELİ”
Aşağı Büyük Menderes Havzası’nda yapılan kaçak avlara yürütülen çalışmaların bilim danışmanlığını yaptığını ifade eden ADÜ Biyoloji Bölümü’nden Prof. Dr. Kurtuluş Olgun; “Söke ovasındaki sulak alanlar kurbağaların üremeleri için uygun alanlardır. Bilimsel adı Rana ridibunda olan, arka bacakları oldukça kaslı Ova Kurbağaları toplanmaktadır. Önümüzdeki günlerde çiftleşmeye başlayacak kurbağalar yumurtalarını suya bırakacaklardır. Kurbağaların suya bıraktığı yumurtalar, kaçak avcıların toplaması sırasında zarar görürler. Bu yanlış uygulama nedeniyle, yumurtadan çıkmış ve karaya çıkabilmesi için suya gereksinim duyan larvaların ortamları bozulur ve onların ölmesine neden olurlar. Çiftleşecek ve yumurta bırakacak ergin hayvanların toplanması anaç birey sayısını da azaltır. Mayıs ayına kadar bırakın kurbağa toplamayı, sudaki insan hareketleri bile kurbağaların üremesini olumsuz etkiler. Mart – Mayıs ayları arasında çiftleşecek ve yumurta bırakacak ergin hayvanlar, kendi nesillerini sürdürebilmesi için kesinlikle toplanmamalıdır. Kaçak kurbağa avcılarına kesinlikle izin verilmemelidir. Kurbağaların toplanması buradaki doğal dengeye zarar vermekte, sulak alan ekosistemi içinde leylek gibi kurbağalarla beslenen kuşların besin gruplarının azalmasına da yol açmaktadır” dedi.
EKODOSD Başkanı Bahattin Sürücü ise kaçak kurbağa toplayıcıları hakkında, Söke Kaymakamlığı’na ve Tarım İlçe Müdürlüğü’ne bu uygulamanın engellenmesi için başvuru yapacaklarını belirtti.