Kızılay Genel Başkanı Kerem Kınık, sosyal medyada yapılan paylaşımların iftira kampanyası olduğunu belirterek açıklamada bulundu. Kızılay’ın, 151 yıllık bir kurum olduğunu ifade eden Kınık; “Atılan iftira ve karalama kampanyalarıyla içinde bulunduğumuz Kurban Bayramı yardım iklimini karalayarak, Kızılay vasıtasıyla dünyaya uzattığımız ‘Merhamet Elimizin’ kısa kalmasını amaçlıyorlar” dedi.

Sosyal medyada Kızılay adına yapılan paylaşımların iftira ve karalama kampanyası niteliğinde olduğunu ifade eden Kızılay Genel Başkanı Kerem Kınık, söz konusu iddialara cevap verdi. Paylaşımların hiçbir temele dayanmadığının altını çizen Kınık; “Utanmaz iddialarla üzerimize gelmeye çalışanların istediği bizim ile bir polemik başlatmak ve kurumumuz ile onu temsil eden şahsımı gündemde tutmak, bu yolla içinde bulunduğumuz Kurban Bayramı yardım iklimini karalamaktır. İlk başlarda bu gerekçelerle arkasında kimlerin olduğunu bildiğimiz bu gruba açıktan cevap vermeyi doğru bulmadık. Ancak, suskunluğumuzun siz dostlarımızı üzdüğünü de gördüğümüzden, iftiraları boşa çıkarmanın da yerinde olacağını düşündük” dedi.

“Seçilmişler tarafından yönetilir”


Kızılay'ın başında kayyum olduğu ve 120 Bin TL maaş aldığı iddialarını yanıtlayan Kınık; “Kızılay 2004 yılından beri seçilmişler tarafından yönetilmektedir. Daha önce bu konuyla ilgili çeşitli mecralarda yapılan açıklamalarda da belirtildiği gibi Kızılay'ı olağanüstü genel kurula götürmek için Ankara'da bir yerel mahkeme 3 kişilik bir heyet oluşturmuş, ancak bu heyet hiçbir şekilde göreve başlamadan yapılan itirazlarımız üzerine kararı veren mahkeme kendi kararını düzelterek bu adımı iptal etmiştir. Yani Kızılay'ın başında bir kayyum değil, delegelerin oy birliği ile seçilmiş bir yönetim vardır. Maaş iddiası ise kuyruklu yalandır” dedi.

“Kamera kaydı ile arşivlenmektedir”


Kızılay’ın vekâleten verilen kurbanları kesmediği iddialarına da cevap veren Kınık; “Kızılay vekaletle kurban kesim kampanyalarını 2007 yılında başlatmıştır. O günden beri de kendisine verilen her vekaletin emrettiği kurban kesimini dini vecibeleri harfiyen yerine getirerek gerçekleştirmektedir. 2007 yılından günümüze kadar her yıl nerede kaç kurban kesildiği ve kaç kişiye dağıtıldığına ilişkin resmi raporlarımız kamuoyu ile her yıl paylaşılmıştır. Kızılay, kendi müfettişleri, İçişleri Bakanlığı Müfettişleri, Devlet Denetleme Kurulu müfettişleri tarafından düzenli denetlenmekte, bu raporlar onların denetim dosyalarına da girmektedir. Kurban kesimlerimiz Tarım Bakanlığı Veteriner Hekimleri, Din Görevlileri, Noterler ve Kızılaycılar gözetiminde yapılmakta ve kamera kaydı ile arşivlenmektedir. Bu iftiranın içinde yer alan ‘Kendisine verilen vekalet paralarını bazı derneklere aktardı’ şeklindeki iftiranın cevabı ise şudur. Ülkemizde faaliyet gösteren birçok sivil toplum kuruluşu vekaletle kurban kesim kampanyası yapmaktadır. Bağışçılara daha uygun fiyatlarla ibadet imkanı verebilmek için Kurban Bayramından önce bir önceki yılların verilerini dikkate alarak kurbanlık tedarik etmekte, bu kurbanlıkları da dinimizin emrettiği günlerde kesmektedir. Ancak bazı yıllar bu dernek ve vakıflar beklentilerinin üzerinde vekalet almakta, bazıları ise daha az vekaletle kampanyalarını bitirmektedir. Söz konusu 2016 yılında Kızılay beklentisinin üzerinde bir vekalet almış, bazı dernek ve vakıflar ise planlamalarının altında kalmıştır. O dernek ve vakıflara aktarıldığı iddia edilen paralar, o dernek ve vakıfların ellerindeki kurbanların Kızılay tarafından alınarak kesilmesi karşılığında verilen paralardır. Burada hem o dernek ve vakıfların mağduriyetinin önüne geçilmiş hem Kızılay uygun fiyatla kurbanlık temin etmiştir” dedi.


“Ticari malda olmaması gerektiği düşüncesiyle çıkartıldı”


Kızılay’ın “Türk” ibaresini çıkarttığına dair iddialara yanıt veren Kınık; “Kızılay'ın yeniden yapılanma süreci yaşadığı 2004 yılında yapılan bir çalışma ile kurumun resmi adı baki kalmakla birlikte marka olarak ‘Türk Kızılayı’ ifadesi benimsenmiştir. Bu ifade o güne kadar ‘Kızılay Madensuyu’ olan ve Kızılay'ın yaklaşık 100 yıldır işlettiği madensuyu etiketlerine de konulmuştur. 2013 yılında dönemin Kızılay yönetimi ‘Türk’ kelimesinin alınır satılır bir malda olmaması gerektiğini de dikkate alarak ‘Türk’ kelimesini çıkarmış ve eski adı olan Kızılay adını madensuyuna vermiştir. Dönemin Genel Başkanı, hali hazırda kendisini ‘Milliyetçi’ olarak tanımlayan yeni bir siyasi partinin Genel İdare Kurulu üyesidir. Bu iftiraların en çok bu cenahtan gelmesi ise ayrıca dikkat çekicidir” dedi.

Kızılay’ın, 151 yıldır Türk milletinden aldığı maddi ve manevi güç ile dünyanın dört bir yanında ay yıldızlı bayrağı ve Kızılay hilalini birlikte dalgalandırdığını sözlerine ekleyen Kınık; “Bu kurum milletimizin dişinden tırnağından artırarak yaptığı bağışlarla geçen yıl 23 milyon mazluma kol kanat germiştir. Şahsım ve çalışma arkadaşlarım bu Kızılay'a bağışlanan her bir kuruşu namusu kadar değerli bilir. İftira ve karalama yapanlara fırsat vermeyeceğiz, iyilik yolundan dönmeyeceğiz” dedi.

Haber: Uğur Eser