Aydın’da geçtiğimiz günlerde gazeteci meslektaşım Cem Ulucan’ın paylaştığı bir sosyal medya mesajı nedeniyle gözaltına alınıp sorgulanmasına tanık olduk.
Aynı günlerde Fox TV’den Fatih Portakal da Cumhurbaşkanı tarafından yapılan bir şikayet ile paylaştığı mesajına suç duyurusunda bulunuldu.
Peki bunlara şaşırdık mı? Elbette hayır…
Cem ve Fatih ile İzmir’de gazetecilik yaptık. Cem deyim yerindeyse hareketli kıpır kıpır bir gazeteci. Şimdilerde Aydın’da Büyükşehir Gazeteciler Cemiyeti Başkanlığı’nı da yürütüyor.
Bizim için çok değerli bir görevi yapıyor. Çünkü gazetecilerin boğulma noktasında olduğu bir dönemde böylesine bir meslek kurumunun sorumluluğunu üstlenmek birçok açıdan zor ve yürek ister. Cem’in keskin bir kalemi var. Aynı zamanda okuyucusuna önemli mesajlar verirken kıvrak ironileri ile biliniyor.
Tüm bunları elbet Cem’i tanıyanlar veya takip edenler iyi biliyor.
Cem’in iktidar ile özel bir yakınlık kurma, iktidardan yararlanmak adına özel çaba sarf etme gibi bir çaba ve alışkanlığı da yok.
Bu nedenle de iktidar tarafından pek sevildiğini düşünmüyorum.
O zaman en iyi yol baskı altına alarak susturmak veya sindirmek.
Bu davranış zaten Son günlerin moda alışkanlığı..
Bunu kendisine sosyal demokrat diyen bazı siyasetçiler de yapmıyor değil. Bunun adı kısaca “Yaşasın Faşizm”..
Türkiye elbet bu günleri de geride bırakacaktır. Bizler 12 Eylül ile gazeteciliğe gözlerimizi açtık. Darbe sonrası dönemlerde uygulanan faşizmi toplum olarak birlikte aştık.
Siyasetin bu kötü alışkanlıkları yine siyaset yoluyla giderilecektir elbet. Bunun da en temel adresi sandık.
Cem’e geçmiş olsun dileklerimi bir kez daha iletiyorum.

Bir yıl geçti bile...
Yerel yönetim seçimlerinin üzerinde bir yıl geçti bile. Yeni seçilenler için bunun önemli bir süreci gelen gidenlerle bitti.
Çiçek çikolata derken bol gülücükle fotoğraflar, tanıdık tanımadık herkesin ölüm doğum günü kutlayarak paylaşılan mesajlar, inanıp inanmadan verilen sosyal medya mesajları.
Ardından yaşadığımız dünya genelindeki salgın süreci. Bu sürecin ne zaman biteceği de meçhul.
Önemli bir süreci belediyelerin basın biriminde geçirdim. Şunu belirtmek isterim ki, 5 yıl başlangıçta çok uzun bir süre gibi görünse de çok çabuk geçiyor.
Seçilenler de bu koltuklara oturunca sadece kendilerini övenlerden hoşlanıyor. Doğruyu söyleyenler ise o civarlarda pek barındırılmıyor.
Bu notlarımı unutmayın çünkü ikinci yılın tamamlanması ilk yıldan daha hızlı olacak. Çünkü, bu salgın ile birlikte yapılamayacak yatırımlar, ondan sonraki sürelere zaten sığmayacak.

İkinci yılda buluşmak üzere..