“Çorbada tuzum bulunsun” diyenler CHP’yi destekler olmuşlar. Ülkeye ne vaat ettiğini bilmiyorum. Yeni ne getireceğini de bilmiyorum. Varlığıma ne katacak onu da bilmiyorum.
Bir Muharrem İnce rüzgârı var ama sert esiyor. Bunu biliyorum. Yüksekleri rahatsız etmiş. Onu da biliyorum. Ancak, hala anlamadıklarım anladıklarımdan fazla…
Mesele çorba ve tuz olunca inceledim. Araştırdım ve kani oldum ki Muharrem İnce’nin şimdilik ülkeye bir şey katacağı yok. Ama siyasete katacağı çok şey var.
Bakınız tek söylemi var. “Ülkeyi biz yöneteceğiz!”
Yani “Recep Tayyip Erdoğan’ı koltuğundan indireceğiz.”
İyi güzel de bu söylemin benzerini şu an tutuklu olan HDP Genel Başkanı Selahattin Demirtaş da dillere pelesenk etmişti. Demiyor muydu? “Seni Başkan yaptırmayacağız!” diye meydanlarda gürlemiyor muydu?
Sonuç ne oldu?
Erdoğan Başkan, Demirtaş mahpus…
***
Şimdi Sayın İnce çıkmış diyor ki: “Ben başkan olacağım!”
İyi de 16 yıldan bu yana devlette teşkilatlanmış. Adeta tek parti dönemindeki gibi her kadroya kendi adamlarını yerleştirmiş bir yapıya nasıl söz geçireceksin?
Diyelim ki başkan oldun. O kadroları tamamen tasfiye mi edeceksin?
Ne farkın kalacak bugünkü iktidardan?
O kadroları tasfiye edince yerine kimleri getireceksin. Diyelim ki kendi teşkilatlarını yerleştirdin.
Aynı soru tekrar sorulacak demek ki?
Ne farkın kalacak bugünkü iktidardan?
Demek ki mesele farklıdır.
Bir ülkenin adeta kaderi ile oynayan siyaset kurumunun alternatifi olacaksın ve tek kişiyi hedef alarak “Başkan ben olacağım” diyeceksin. Yetmez…
Vatandaşa ne vaat edeceksin?
Madem ki ülkenin çivisi çıkmış, ekonomi treni devrilmek üzeredir. O zaman buna ne çareler üreteceksin? Hayatın her alanında ne gibi reformlar yapacaksın? Bizi Suriye’deki savaştan çekecek misin? AB İle ilişkileri normalleştirecek misin? ABD ile gerilimi ne seviyede tutacaksın? Türk Dünyası’na açılacak mısın? Eğitime vurulan darbeleri tamir edecek misin? Ücretsiz denilen sağlık hizmetlerini gerçekten ücretsiz yapacak mısın? Ülkede etnik ya da dinsel açıdan ayırımları yok sayacak bir eğitim modeli getirecek misin? Bizi biz yapan vatandaşlık çimentosunu yeniden karabilecek misin?
İşin özü şu Sayın İnce: “Bana vatandaşı olmaktan gerçekten gurur duyduğum Türkiye Cumhuriyeti Devleti’ni yeniden inşa edecek misin?”
Bu ülkenin kurucusu Gazi Mustafa Kemal Atatürk 1935’te o kanunları TBMM’den geçirip yürürlüğe koymasa, şu an siyaset yapman dahi abes karşılanacak, hatta mümkün olmayacaktı.
O zaman Atatürk’ün mirasına sahip çıkacak mısın?
Gazi meclisi yeniden ülkenin karar organı haline getirebilecek misin?
Bunları senden duymak isterim Sayın Muharrem İnce?
Parlamenter demokratik sistemi geri getireceğini bana vaad etmeni isterim.
Yoksa şu an zaten bugünkü tablonun mimarı olan bir Cumhurbaşkanı var. Ondan farklı davranmayacaksan, ülkenin kayıplarını telafi etmeyeceksen, üstelik “bakarız” diyeceksen başkan olma Sayın İnce!
Meydanlarda atışmaktan başka bir söylem üretmiyor, üstüne Başkan olacağım diyorsanız burada bir eksiklik var demektir.
Teşkilatlar sizin söylemlerinizle gidiyor "Ülke yandı bitti kül oldu, değişim şart" evet değişim şart ama değişince ne olacak bunu vatandaşa anlatan yok. Ne diyelim "İnce, İnce, Muharrem İnce, Başkan olur düzeltirsin Ülkeyi kendince"
Umut fakirin ekmeği…
İzleyip göreceğiz.
Kalın sağlıcakla…